27 Haziran 2012 Çarşamba

Zehirlenme Hattı : 114

Merhaba arkadaşlar, 


"Zehirlenme hattınıda napıcam  ama hadi bi kaydedeyim cebime, gün gelir lazım olur " demiştim ilk duyduğumda. 


Hareketli bir oğlum var. Evde normalde bütün deterjanlar ve kolonya gibi ürünler hep banyoda ve dolapta olur. Banyonun kapısıda hep kapalıdır. 
Geçe sene yazın oğlum 1 yaşına girmişti.Cumartesi günü iş çıkışı annemden alıp eve getirmiştim oğlumu. Tabi yeni yeni yürümeye başladığı içinde hep yanımda yada arkamda .. Banyoda çamaşırları ayırırken dolabın kapağı aralanmış ve bulaşık makinesi parlatıcısını eline almış. Ben zaten hemen gördüm  ve elinden alıp, banyoda bangonun üstüne koydum. Bir yandanda çamaşırları   ayırıyorum. Sanyelik bir durum yaa. Demir'de zaten yanımda. Kafamı bir çevirdim. Bangonun üstünden parlatıcıyı almış ve tam içerken yakaladım. EMin olamadım içip içmediğine. Ama kızardı biraz,midesi bulandı yada bana öyle geldi.Bende panikledim biraz. Hemen ağzını içini suyla yıkadım.Ben çok okuyan birisiyim.Allah'tanki öyleyim. Gerçekten herkese tavsiye ediyorum. İnternetten yada kitaptan muhakkak annelik üzerine ve ilk yardım üzerine kitaplar okuyun. Gerçekten o an aklınıza film şeridi gibi birşeyler geliyor ne yapmanız hakkında. Ağzını yıkadıktan sonra gözlerine baktım, normaldi. ( Cin gibi bakıyodu ve yine yaramazlık yapmak istiyordu bellii :))) ) 




Hemen anında zehirlenme hattını aradım. Zaten saniyesinde telefon açılıyor ve inanılmaz rahatlattılar beni. Sakinleştirdiler. Bir yandan telefonla konuştum, bir yandan Demirin bezini suyunu aldım yanıma. Ve seni sakince yönlendiriyorlar. Hemen markasını sordular parlatıcının. Söyledim. Ve artık içmiş ama tam olarakda emin değilim, tam içerken yakalamıştım çünkü. Evde yapabilceğin hiçbirşey yok hemen en yakın hastaneye götür dediler. Evim Ssk hastanesine çok yakın. 1 dk gibi bir mesafede. Oraya götürdüm ama bakamayız çünkü bebek daha dediler. Çocuk hastanesine git dediler. Ve oraya götürdüm.Ortalama olarak 8 dk sonra çocuk hastanesindeydim. Dörtlüleri yakıp, nasıl gittiğimi hala bilmiyorum. Ben nasıl kullandım o arabayı :((  


Behçet Uz Çocuk Hastanesi  .. Demir'in kendi doktoruda orada görevli ve hastaneden ayrıca çok memnunum. Anında müdahale ettiler.Çok acillik hasta var ve bukadar hızlı sonuç alma . Gerçekten hastanenin acil bölümü inanılmaz seri bir şekilde çalışıyor.Ve anında yoğun bakıma aldılar Demir'i. Bir kağıt imzaladım ve Demir'i gece yarısına kadar görmedim. Gece yoğun bakımdan çıktı ve normal odaya aldılar. Bende onunla kaldım odada tabi. AMa temiz çıktı bütün tahlilleri. Yutmamış ve sadece  ağzının içinde çıkmış olgular. Hastaneye çok erken götürmeminde çok büyük bir etkisi var tabii, hiç zaman kaybetmeden çok seri bir şekilde.Mutluydum sonuç olarak. Çünkü orada doktorlar bana birçok rahatsızlıktan bahsetmişlerdi. Yutmuş olsaydı belki, ömrü boyunca acılar çekicekti. 


Kendimide çok suçladım ama orada okadar çok zehirlenme vakası gördümki biraz moral buldum. Bir tek ben değildim yani.. O gece 10 taneden fazla zehirlenme vakası vardı. Kimisi kolonya içmiş, deterjan yemiş, turşu yap yemiş, bi şişe calpol içmiş, ilaç yemiş.. Neler neler... Ve gelen çocukların %95'i erkek di :)) Bu nedenle erkek çocukları gerçekten yaramaz oluyor :))


Ertesi gün Demirle hastane odasındayken onun birkaç resmini çektim:)) 






Bu nedenle lütfen  114 zehirlenme hattını kaydedin. Birgün lazım olur belki..



Peplum Bluz !!

Bu sene peplum bluzler ve etekler çok moda. Özellikle zayıf hanımlara daha çok yakışıyor diye düşünüyorum.Bende kendime peplum bluz yapmıştım. Bluzun altına dar kesimli bir etek hoş durur diye düşündüm. Geçenlerde işe giderken giymiştim.



Kumaşımdan dolayı uç kısımlar biraz daha kısa oldu :)) Ama böylede güzel :)) Normal bir askılı tişörtün kalıbını yaptım. Bel kısmını biraz daha yukarıda tuttum ve  kumaşım az olduğu için, uç kısmını biraz daha kısa yapmak zorunda kaldım. Umarım beğenmişsinizdir. :)



Tişörtden elbiseye !!

Merhaba arkadaşlar,

Daha önceki bir postum ( tişört yenileme ) ilgili resimlerim burada :)) Tişörtde elbise yaptım .
Bir çok  mağazada görüp, çok hoşuma gitmişti. Bu sene belde kalın lastikler çok moda.Aslında çok beğenerek giydiğim bir tişörttü. Koton'dan almıştım.Koton mağazasınıda bu yüzden seviyorum. Çok yaratıcı kreasyonları var ve üstelik basit dikimi olan modelleri birkaç ufak detaylarla muhteşem yapıyorlar..


Resimde çok net çıkmamış ama beli kalın lastikli ve alt kısmınada kalın siyah bir penye kumaş diktim. Üstte güzel duruyor gerçekten. Hem spor, hem salaş, hem şık..

26 Haziran 2012 Salı

Şifon kumaşlar

Geçenlerde tek kollu elbise ile ilgili bir post yazmışdım.Sonrada zaten kumaşçıya gidip, birkaç şifon kumaş aldım kendime.:)) Burda sadece iki tanesini gösteriyorum.:))



Kırmızı olan elbiseyi , straptez elbise ama önü fırfırlı,
Siyahlı olan elbiseyide tek kollu ve fırfırlı yapmaya karar verdim.
İkiside uzun elbise olucak. İçlerine  tek bir astar yapıcam. Beyaz renkli.Oda straptez olucak. Bu tarz elbiselere devamlı astar dikmektense; böyle bir tane dikip, hepsine giymek daha mantıklı ve pratik geldi açıkçası :)) Bakalım nasıl olucak.Bu hafta bunları bitiricem ve en kısa sürede göstericem :))

Keten elbise !!

Yazın vazgeçilmezi, Keten ler !!
Bu sezonun bomba rengi Mercan !!



Böyle bir kıyafet dikmek istedim. Yeni bir creat projesiyle karşınızdayım :)) Geçenlerde uğradığım kumaşçımda çok hoşuma gitmişti mercan rengi .Ve üstelik keten kumaşdı :)) Tabii aldım hemen :)) Düz ve straptez elbise yapıcam. Basit bir model olucak ama zaten kumaşın rengi gözalıcı. Çok canlı. Bu kadar canlı bir renkdede sade bir kesimin hoş olucağını düşündüm. Üstelik kumaşımda keten..Belki sonradan kolda ekleyebilirim ..Bu konuda biraz kararsızım. Bakalım sonuç nasıl olucak. Şimdilik biçtim ve kenarlarını diktim.Sadece lastik geçiricem ve alt kısmını dikicem. Giyilmiş halinide bu hafta inşallah yeni bir postta gösteririm :))

25 Haziran 2012 Pazartesi

Gümüldür!!



Merhaba arkadaşlar,

İzmir denilince akla genelde Çeşme gelir ama :))
İzmir'in heryeri deniz ve ben bugün size denizden havuzdan bahsetmişken, belkide birçoğunuzun bilmediği güzel bir yerden bahsedicem. GÜMÜLDÜR!!

Gümüldür, İzmir İli Menderes İlçesi'ne bağlı bir belde olup Ege kıyısın şirin bir beldesi konumundadır. Gümüldür'ün bu jeopolitik konumu, iklim ve arazi durumu ilk çağlardan beri insanların büyük ilgisini çekmiştir. Ege Dağları'nın yeşili ile Ege denizinin mavisinin kucaklaştığı bir noktada kurulmuş; iklimi, doğal güzellikleri, tarihi kalıntıları ile yerli, yabancı herkesin beğenisini kazanan, bu nedenle dünyanın her yerinden insanların gelip yerleştiği veya tatilini geçirdiği, gün geçtikçe büyüyen şirin bir beldemizdir.
Gümüldür ile ilgili kayıtlara ilk olarak Hellenistlik uygarlığı döneminde rastlanır.Bölge önemli yerleşim yerleri ve yaptığı sosyal aktivitelerle çağa damgasını vurmuş bir merkezdir.Bunun en önemli nedeni Dönemin üç önemli kenti olan Teos,Klaroros ve Ephesos'un yol güzergahı üzerinde bulunmasındadır. Ama bu üç önemli merkeze yakınlığı nedeniyle yeteri kadar büyüyememiş,bir kasaba görünümünde kalmıştır.Ogünlerde Yunan yarımadasında tertip edilen olimpiyatların benzeri olan Asya Olimpiyatları bölgemizde düzenlenmiştir.

İyonlular önceleri Kolophon (Değirmendere)ve Teos da yaşadılar. Fakat burada çıkan iç isyanlar nedeniyle kaçıp Efes'e yerleştiler. Fakat Kral Attalos onları Efesten alarak Teosla Lebedos arasındaki bugün Doğanbey olarak adlandırılan (Myonnesos) bölgeye yerleştirdi. Dikkat çeken şey ise ogünde bugün olduğu gibi mezra tipi dağınık bir yerleşim görüntüsü veren Doğanbey, Çıfıt Kalesi, Krakisse(Karaköse) Karakoç, Hamamönü gibi yerleşi yerlerinin bugünde nüfus bakımından çevredeki diğer beldelere göre en küçük fakat alan bakımından ise en büyük yerleşim yerleri olmasıdır. Eskiden olduğu gibi bugünde bir sıcak su cenneti olan Doğanbey Burnunda (Makria Akr) bir inanışa göre denizin içinden çıkan sudan çocuğu olmayan kadınların ve Karakoç,Cumalı ve Hamamönü kaplıcalarından da şifa arayanların Helenistik çağından günümüze bu kaynakları kullandıklarını biliyoruz.

Antik çağlarda Teos ve Lebedos arası 120 stadia uzaklıktadır. Sığacık ve Lebedos arasında Arkennesos olarak adlandırılan Aspis adasından bahsedilir. Myonnesos yarımada şeklinde uzanan bir dağın eteğinde kurulmuştur.Bu Aspis adasıda Çıfıt Kalesidir.Çünkü bölgede antik çağda yerleşim görmüş başka bir ada yoktur.Ada üzerindeki su sarnıçları ve surlar günümüz define avcıları tarafından çok tahrip edilmiştir.Sisam (Smos) adasıyla Doğanbey Burnu arasında muhkem beir yere sahip olan ada,geçmişte Rodos ve Ceneviz şövalyelerine ve korsanlarına ev sahipliği yapmıştır.Küçücük bir adada büyük su sarnıçlarının bulunması Ticaret ve Savaş gemilerine buradan su ikmali yapıldığı düşüncesini doğrulamaktadır.

Antik çağlarda dağınık bir yerleşim olan Myonnesos da Lebedos antik limanının 4Km batısında günümüz Çiçek Sitesi yanındaki bir tavuk çiftliğinin altında kalan tarihi Bizans Hamam ve kare planlı bir mabet vardır.Bu mabet Karakoç Kaplıcalarındaki tarihi hamamla benzer mimari özellikler taşıdığından dolayı Helenistik çağ (MÖ 300) yıllarına tarihlenmektedir. Bu bölgeyi Karaköse olarak adlandıranlar bulunsa da halk tarafından Karakisse olarak da anılmaktadır. Lebedos Limanına 4 Km mesafede olan bu yerleşim Karakoç Kaplıcalarına 1.5 Km uzaklıktadır. Henüz kazı yapılmayan bu yerleşimin daha öncede açıkladığımız gibi ismi Myonnesos olmalıdır.Çünkü Karakoç Kaplıcalarındaki muhteşem hamam ile buradaki mabet Helennistik çağın iki eseridir. Çevrede yapılan temel kazılarında yöreye en yakın Hamamönü Kaplıcasının şifalı sularının Karakisse ve Amrante Oteli civarına büzlerle getirildiği anlaşılmaktadır.Yine Cumalı Kaplıcası bahçesinde bıulunan Helenistik çağ özelliği taşıyan sütün ve sütun başlığı çevrede büyük (Colosol)bir yapının varlığına işarettir.





Antik çağlarda bu bölgenin çevresindeki Urla (Klozomenia), Ildır(Erytrai)ve Sığacık (Teos) ile tarihçesi aynıdır.Bu saydığımız yerleşimlerde kazı yapılmış olduğu için tarih aydınlanmıştır.Ama bölgemizde hiçbir Arkeolojik kazı yapılmadığı için ancak ayakta kalan eserlerle buluntulardan faydalanarak bölge tarihi hakkındaki bilgileri verebilmektedir.Yine Amarante Oteli arkasında bazı şahıslara ait bahçeler içinde Roma Bizans çağına ait sütunlar ve kitabeler bulunmuştur.Yine aynı şahıslara ait evlerin bahçelerinde 4.YY'a ait tarihi bir hamam vardır.Şimdi toprakla doldurulmuş bir bahçe görünümündedir.

M.Ö 60 lı yıllarda yaşamış ünlü coğrafyacı Amasyalı Strabon'un 17 ciltlik eserinde bölgeden şöyle bahsedilir: " İyonlular Kolophon dan sonra Lebedos ve Teos arasında bulunan Myonnesos'a yerleştirildiler.Burada Arkennesos adı da verilen Aspis adası vardır.Myonnesos yarımada şeklinde bir yükseklik üzerinde iskan edilmiştir.(Strabon Syf:26)

Hemen hemen her dönemde korsan yatağı durumunda ola Myonnesos ve Çıfıt Kalesi korsanların barınağı idi.Bununla ilgili anlatılan Roma ve Bizans dönemlerine ait pek çok efsane de anlatılır.Pek çok tarih yazarı da bu bölgenin en az çevresindeki Teos ve Lebedos kadar büyük ve önemli bir yerleşim merkezi olduğunda birleşmektedir.Ancak bu bölgelerde Arkeolojik kazı yapılmaması bölgenin tarihi ve kültürel varlığını gün ışığına çıkaramamıştır. Bölgenin zengin tarihi yapılacak kazılarla günyüzüne çıkmayı beklemektedir.

Bölge Aydınoğulları döneminde ilk Türk göçlerine tanık olmuştur.1329 yıllarında Aydınoğlu Mehmet Beyin oğlu Umur Bey İpsili ve bölgeyi ele geçirmiştir.Bölge Osmanlı döneminde İpsili ,Osmanlının son dönemlerinde ise Aydınoğlu Cüneyt Bey'in oğlu Doğan'a ithafen Doğanbey olarak kullanılagelmiştir. Aydınoğullarından günümüze de önemli bir askeri merkez durumunda olan Doğanbey Konumu itibariyle Ege'ye veSamos(Sisam) adasına karşı bir Radar istasyonu gibi durmaktadır



Benim çocukluğum  geçtiği yerler:)) Ve haftasonları uğrak yerim:)) Buralarıda keşfedin derim..Güzel ve temiz bir denizi ,güler yüzlü bir halkı var. Burada bir çok otel ve pansiyon var. Ayrıca birçok yazlıkçıda evini kiraya veriyor. Bir çok tatil beldesine göre fiyatlarıda gerçekten uygun.Gönül rahatlığı ile tatilinizi yapabileceğiniz bir yer. Tavsiyemdir:))

Eğer gelip, tatil yapmak isterseniz ; www.gümüldür.net adresinden otellere ulaşabilirsiniz.
Yada bana yazın, ben size birkaç yerin telefonunu veririm :))

Demir'in havuz keyfi:)

Mayıs ayı ile birlikte haftasonlarını denizde geçiriyoruz genelde. Demir'de suyu çok seviyor ve denizdede bizi çok yoruyor:) Hiç oturmak bilmiyor ve devamlı denizin içinde. Ben Demir'i genelde saat 15:00 den sonra deniz götürüyorum ve yüksek faktörlü krem kullanıyorum. Malum güneş ışığına fazla maruz kalsın istemiyorum.
Bu hafta eşimin işlerinin yoğunluğu nedeniyle yazlığa gitmedik. Pazar gününü evimizde geçirdik.Sabah kahvaltı için eşim ekmek almaya gitti ve bir sürprizle geldi :))
Demir'e havuz :)) Walla Demirden daha çok mutlu oldum diyebilrim :)) Evde durmak istemiyor çünkü:)) Hemen havuzu şişrip balkona koyduk. Sonrada içini ılık suyla doldurduk.
 Ve değmeyin keyfimizee :)))) Huzur varmış yaa:)) İki saat kadar oynadı ve yoruldu :)) Tabii bizde yanındayız, yalnız bırakmıyoruz, gözümüz üstündee :)) Biz bunu neden daha önce almadıkki eve. :)) Tamam yazlıkta havuzada giriyor , denizede. Ama ya İzmir'de evde !!!

Neyse lafı fazla uzatmayayım.. Tavsiye ediyorum arkadaşlar :))) Sizlerde alın bir tane:)) Öğlenleri bir saat uyuyan oğlum , dün 3 saat uyudu..Okadar yorulmuş yani:)) Hiperaktif çocuklara itina ile tavsiye ediyorum :))


Elbise yenileme / Dress Tuning

Merhabalar,,




Çok sevdiğim bir elbisem var. Ve kilo aldığım için üst kısmı dar geliyordu. Nedense bu kıyafetimi vermek hiç içimden gelmedi.:) Bu nedenlede elbiseyi yenilemeye karar verdim.  Haftasonu kestim.Aslında amacım sadece etek yapmaktı. Bu nedenle istediğim ölçüde kestim. Üst kısmındanda eteğe kemer yapıcaktım ama sonradan onada kıyamadım :)) Ve üstündende bolero yapayım dedim :)) Eteğede artık kalın bir bel lastiği dikicem. Zaten son günlerde bel lastiğide çok moda..Şimdilik kestim :)) İnaşallah en kısa zamanda dikicem :))

Beyaz etek !!

Merhaba arkadaşlar,

Bu sıcaklar fena ...Hepimiz muzdaribiz :)) Birde oğlum Demir'den dolayıda hiçbirşey yapamıyorum artık.Dikiş makinesine kafayı takmış durumda :)) Evde saklayacak yer arıyorum, okadar vahim yani durumum :))
Uzun zamandır beyaz bir etek dikmek istiyordum.. İki haftadır elim bir türlü kumaşa gitmiyordu. Neyseki sonunda eteği biçtim .Ama birkaç gün daha geçipte dikemeyince artık terziye götürdüm. Neyseki yarım saatte hallettim işimi :))
Herzamanki düz dar kalıbımı kullandım. Gerçi artık elim alıştığı için çoğu zaman kendi ölçülerimi kumaşın üstüne işaretleyip, direk kesiyorum. Hafif toplu bayanlara, bu kesim daha çok hitap ediyor diye düşünüyorum:):))
Neyse lafı fazla uzatmayayımm :)) Umarım beğenirsiniz :))




20 Haziran 2012 Çarşamba

Kolay bolero dikimi!!




Evet arkadaşlar,
Başka bir blogdan bulduğum kolay bolero yapımını sizlere göstermek istiyorum. Detaylarına http://www.threadsmagazine.com/item/11045/circular-vest tıklayarak ulaşabilirsiniz..
Bende zaten böyle bir bolero dikmek istiyordum, banada iyi bir fikir oldu :))
Ayrıca bu boleroya kolda yapmayı düşünüyorum.Sonbahar aylarında ceket olarakda çok rahat kullabiliriz. Evde tam buna uygun bir kumaşım vardı:)) Walla çokda iyi oldu, yapayım ben bunu :)))

Sade bir elbise :)

Evvett yeni bir dikim aşaması ile karşınızdayım :))

Sade bir elbise dikmek istiyorum kendime.. Evimde ince bir kumaş vardı. Yine başka bir elbisemin kalıbından yola çıkarak, yeni bir dikiş macerasına atıldım :))

Elbise bitmek üzere :)) En kısa zamanda yeni resimlerimle karşınızdayım :)

yarasa kol 2 :))

Selam arkadaşlar,

Evet yarasa kol bluzum ile karşınızdayım :))
Bunu kışın dikmiştim. Ama ancak bir ay önce kadar giymiştim ve ancak sizlere gösterebiliyorum :))
Resimde malesef çok net değil ama kumaşı çok güzel. Siyah üzerine saks mavisi ince dalgalar var. Gerçekten güzel görünüyor.
Yarasa kol; çok basit model. Ama kumaşı güzel ve kaliteli olursa, model kendini gerçekten çok zengin gösteriyor.
Umarım beğenirsiniz :))




SATEN BLUZ !!

Merhaba arkidişler ;

Uzun zamandır bilgisayarımdaki bir sorun nedeniyle resim yükleyemiyordum :(( Ama sorunum çözüldü. Artık bir çok postumla karşınızdayım :)) 


Saten bluzları seviyorum. Bu senede çok moda puantiyeler. Birçok mağazada karşımıza çıkıyor. Bende beğendiğim bluzu diktim. Kalıbını kendim çıkardım yine. Başka bir bluzumdan yararlanarak yaptım. Üst kısmı hafif yarasa kol. Belime gelince tam oturuyor ve kalçaya doğru genişliyor.  İstediğim bir tarz :)) Giyilmeside rahat:)) Sadece yaka kısmına terzimde biye yaptırdım. Oda zamansızlıktan malesef :)) Umarım beğenmişsinizdir..



15 Haziran 2012 Cuma

Deniz tuzunun faydaları !!

Rafine edilen tuzda, sadece sodyum ve klorinden oluşan birleşim kalır ve yararlı mineraller boşa gider. Rafine edilmesi aşamasında tuza eklenen kimyasal maddeler, tuzun verdiği zararı arttırır.Tuz kullanmaktan vazgeçemiyorsanız, deniz tuzuna yönelmelisiniz.
Deniz tuzunun kimyasal bileşimi, insan kanındaki tuza çok benzer.Deniz tuzu, rafine tuza göre daha koyu renkli, hafif nemli ve daha iri tanelidir. İçinde bulunan kompleks mineraller ve biyoelektronik güç sayesinde, vücuttaki alkali ve asit dengesini sağlar. Ağzınızda ilk enzimi harekete geçirir ve yiyeceği parçalayarak sindirime yardımcı olur.
Ancak gereğinden fazla tuz tüketildiğinde vücuttaki sodyum ve potasyum dengesi bozulabilir. Denge bozulduğunda vücut su tutması başlar. Böbrekler de fazla tuzdan kurtulmak için daha fazla çalışmak zorunda kalırlar ki; bu da uzun vadede bazı hastalıklara neden olur. Fazla tuz tüketimiyle yüksek tansiyon arasında bir ilişki olduğu araştırmalarla bulunmuştur.
Yemeklere pişirirken değil, sofrada tuz koyarsanız daha az tuz kullanmış olursunuz. Her tür konserve ve hazır yiyecekte, ihtiyaç duyduğumuzdan daha çok tuz bulunur. Yemeğin tadına bakmadan tuz eklemeyin. Genelde bu çoğu kişide alışkanlık olmuştur.
Tüketmememiz gereken yiyeceklerin başında hazır çorbalar, hazır cips ve benzeri yiyecekler, tuzlu çerezler, sos, tereyağı ve margarin gelir. Bunların yerine tuzsuz tereyağı ve sıvıyağlar kullanılmalıdır.
Sebzelere, tuz yerine tadını güçlendirmek için taze doğranmış yeşillik, baharat ve limon suyu koyabilirsiniz.

Güneşten nasıl korunuruz !!

Merhaba arkadaşlar,

YAz geldi sonunda:)) Okullarında kapanması ile deniz mevsimide full açılmış oldu tabii :)) Güneşin nekadar zaralı olduğunu bilmeyek yoktur sanırım. Korunmak şart:)) Peki güneşten nasıl korunuruz..

Mutlaka güneş koruyucu krem kullanılmalı. Birçoğumuzun yaptığı en büyük hata koruyucu kremi sürüp hemen güneşe çıkmak. Halbuki koruyucu kremler sürüldükten yaklaşık 20 dakika sonra etkisini göstermektedir. Koruyucu kreminizi cilt tipine ve rengine uygun olarak seçmeli  ve koruma faktörünü buna göre belirlemelisiniz.
Ayrıca geniş kenarlı şapka ile yüzümüzüde güneş ışınlarından koruyabiliriz.
Saat 12:00 - 15:00 arasıda güneşe çıkmamak gerekir.Güneş ışınları en dik açıda olduğu için bizi daha çok etkileyecektir.

Resim yükleyememe hatası :((

Merhaba arkadaşlar,

Bir sürü postum birikti ama ben resim yükleyemiyorum, hata veriyor. Bu nedenlede bişeyler yazmak istemiyorum.Resimsizde güzel olmazki yaa:((  Bu hatayı nasıl düzeltebilirim acaba :((

8 Haziran 2012 Cuma

Tek kollu elbiseler !!..

Son yıllarda çok sık gördüğümüz tek kollu elbiseler, artık günümüzde iyice benimsendi ve yeni bir modanın akımı oldu.Gece davetlerinde çok şık olabiliceğimiz, kurtarıcı elbiselerden olma yolunda :)) Bu sene kendime değişik straptez elbiseler diktim.( Fotoğrak makinesinden bir türlü aktarım yapamıyorum ama ).Ama tek kollu elbisede dikicem.. Özellikle narçiçeği  ve sarı rengi harika olur diye düşünüyorum. Zaten mağazalarda da çok sık rastlıyorum bu renklere. Ne güzel cıvıl cıvıll :))   Bi kumaşçıya gidesim var bugünn:)) İnşalla en kısa zamanda resimlerimle birlikte teker teker anlatıcam dikim aşmalarını..
Şimdi sizlere bazı elbise modelelerini sunucam umarım beğenirsiniz..

Beyaz pantalon !!...

Beyaz pantalon şıklığı  :))

Gardroblarımızın olmazsa olmaz parçası, senelerdir her sene moda olan :)))
Sadece yazın değil, doğru kombinle kışın dahi giyebileceğimiz bir kıyafet bencee..Her renkle kombin yapabiliriz.. Bende size bugün kendi resmimi koyacağım.. Beyaz pantalonumu, mavi bluzum ile kombinledim. Umarım beğenirsiniz.





Pantalon : Zara
Üst : Mudo
Ayakkabı : Hotiç

27 Haziran 2012 Çarşamba

Zehirlenme Hattı : 114

Merhaba arkadaşlar, 


"Zehirlenme hattınıda napıcam  ama hadi bi kaydedeyim cebime, gün gelir lazım olur " demiştim ilk duyduğumda. 


Hareketli bir oğlum var. Evde normalde bütün deterjanlar ve kolonya gibi ürünler hep banyoda ve dolapta olur. Banyonun kapısıda hep kapalıdır. 
Geçe sene yazın oğlum 1 yaşına girmişti.Cumartesi günü iş çıkışı annemden alıp eve getirmiştim oğlumu. Tabi yeni yeni yürümeye başladığı içinde hep yanımda yada arkamda .. Banyoda çamaşırları ayırırken dolabın kapağı aralanmış ve bulaşık makinesi parlatıcısını eline almış. Ben zaten hemen gördüm  ve elinden alıp, banyoda bangonun üstüne koydum. Bir yandanda çamaşırları   ayırıyorum. Sanyelik bir durum yaa. Demir'de zaten yanımda. Kafamı bir çevirdim. Bangonun üstünden parlatıcıyı almış ve tam içerken yakaladım. EMin olamadım içip içmediğine. Ama kızardı biraz,midesi bulandı yada bana öyle geldi.Bende panikledim biraz. Hemen ağzını içini suyla yıkadım.Ben çok okuyan birisiyim.Allah'tanki öyleyim. Gerçekten herkese tavsiye ediyorum. İnternetten yada kitaptan muhakkak annelik üzerine ve ilk yardım üzerine kitaplar okuyun. Gerçekten o an aklınıza film şeridi gibi birşeyler geliyor ne yapmanız hakkında. Ağzını yıkadıktan sonra gözlerine baktım, normaldi. ( Cin gibi bakıyodu ve yine yaramazlık yapmak istiyordu bellii :))) ) 




Hemen anında zehirlenme hattını aradım. Zaten saniyesinde telefon açılıyor ve inanılmaz rahatlattılar beni. Sakinleştirdiler. Bir yandan telefonla konuştum, bir yandan Demirin bezini suyunu aldım yanıma. Ve seni sakince yönlendiriyorlar. Hemen markasını sordular parlatıcının. Söyledim. Ve artık içmiş ama tam olarakda emin değilim, tam içerken yakalamıştım çünkü. Evde yapabilceğin hiçbirşey yok hemen en yakın hastaneye götür dediler. Evim Ssk hastanesine çok yakın. 1 dk gibi bir mesafede. Oraya götürdüm ama bakamayız çünkü bebek daha dediler. Çocuk hastanesine git dediler. Ve oraya götürdüm.Ortalama olarak 8 dk sonra çocuk hastanesindeydim. Dörtlüleri yakıp, nasıl gittiğimi hala bilmiyorum. Ben nasıl kullandım o arabayı :((  


Behçet Uz Çocuk Hastanesi  .. Demir'in kendi doktoruda orada görevli ve hastaneden ayrıca çok memnunum. Anında müdahale ettiler.Çok acillik hasta var ve bukadar hızlı sonuç alma . Gerçekten hastanenin acil bölümü inanılmaz seri bir şekilde çalışıyor.Ve anında yoğun bakıma aldılar Demir'i. Bir kağıt imzaladım ve Demir'i gece yarısına kadar görmedim. Gece yoğun bakımdan çıktı ve normal odaya aldılar. Bende onunla kaldım odada tabi. AMa temiz çıktı bütün tahlilleri. Yutmamış ve sadece  ağzının içinde çıkmış olgular. Hastaneye çok erken götürmeminde çok büyük bir etkisi var tabii, hiç zaman kaybetmeden çok seri bir şekilde.Mutluydum sonuç olarak. Çünkü orada doktorlar bana birçok rahatsızlıktan bahsetmişlerdi. Yutmuş olsaydı belki, ömrü boyunca acılar çekicekti. 


Kendimide çok suçladım ama orada okadar çok zehirlenme vakası gördümki biraz moral buldum. Bir tek ben değildim yani.. O gece 10 taneden fazla zehirlenme vakası vardı. Kimisi kolonya içmiş, deterjan yemiş, turşu yap yemiş, bi şişe calpol içmiş, ilaç yemiş.. Neler neler... Ve gelen çocukların %95'i erkek di :)) Bu nedenle erkek çocukları gerçekten yaramaz oluyor :))


Ertesi gün Demirle hastane odasındayken onun birkaç resmini çektim:)) 






Bu nedenle lütfen  114 zehirlenme hattını kaydedin. Birgün lazım olur belki..



Peplum Bluz !!

Bu sene peplum bluzler ve etekler çok moda. Özellikle zayıf hanımlara daha çok yakışıyor diye düşünüyorum.Bende kendime peplum bluz yapmıştım. Bluzun altına dar kesimli bir etek hoş durur diye düşündüm. Geçenlerde işe giderken giymiştim.



Kumaşımdan dolayı uç kısımlar biraz daha kısa oldu :)) Ama böylede güzel :)) Normal bir askılı tişörtün kalıbını yaptım. Bel kısmını biraz daha yukarıda tuttum ve  kumaşım az olduğu için, uç kısmını biraz daha kısa yapmak zorunda kaldım. Umarım beğenmişsinizdir. :)



Tişörtden elbiseye !!

Merhaba arkadaşlar,

Daha önceki bir postum ( tişört yenileme ) ilgili resimlerim burada :)) Tişörtde elbise yaptım .
Bir çok  mağazada görüp, çok hoşuma gitmişti. Bu sene belde kalın lastikler çok moda.Aslında çok beğenerek giydiğim bir tişörttü. Koton'dan almıştım.Koton mağazasınıda bu yüzden seviyorum. Çok yaratıcı kreasyonları var ve üstelik basit dikimi olan modelleri birkaç ufak detaylarla muhteşem yapıyorlar..


Resimde çok net çıkmamış ama beli kalın lastikli ve alt kısmınada kalın siyah bir penye kumaş diktim. Üstte güzel duruyor gerçekten. Hem spor, hem salaş, hem şık..

26 Haziran 2012 Salı

Şifon kumaşlar

Geçenlerde tek kollu elbise ile ilgili bir post yazmışdım.Sonrada zaten kumaşçıya gidip, birkaç şifon kumaş aldım kendime.:)) Burda sadece iki tanesini gösteriyorum.:))



Kırmızı olan elbiseyi , straptez elbise ama önü fırfırlı,
Siyahlı olan elbiseyide tek kollu ve fırfırlı yapmaya karar verdim.
İkiside uzun elbise olucak. İçlerine  tek bir astar yapıcam. Beyaz renkli.Oda straptez olucak. Bu tarz elbiselere devamlı astar dikmektense; böyle bir tane dikip, hepsine giymek daha mantıklı ve pratik geldi açıkçası :)) Bakalım nasıl olucak.Bu hafta bunları bitiricem ve en kısa sürede göstericem :))

Keten elbise !!

Yazın vazgeçilmezi, Keten ler !!
Bu sezonun bomba rengi Mercan !!



Böyle bir kıyafet dikmek istedim. Yeni bir creat projesiyle karşınızdayım :)) Geçenlerde uğradığım kumaşçımda çok hoşuma gitmişti mercan rengi .Ve üstelik keten kumaşdı :)) Tabii aldım hemen :)) Düz ve straptez elbise yapıcam. Basit bir model olucak ama zaten kumaşın rengi gözalıcı. Çok canlı. Bu kadar canlı bir renkdede sade bir kesimin hoş olucağını düşündüm. Üstelik kumaşımda keten..Belki sonradan kolda ekleyebilirim ..Bu konuda biraz kararsızım. Bakalım sonuç nasıl olucak. Şimdilik biçtim ve kenarlarını diktim.Sadece lastik geçiricem ve alt kısmını dikicem. Giyilmiş halinide bu hafta inşallah yeni bir postta gösteririm :))

25 Haziran 2012 Pazartesi

Gümüldür!!



Merhaba arkadaşlar,

İzmir denilince akla genelde Çeşme gelir ama :))
İzmir'in heryeri deniz ve ben bugün size denizden havuzdan bahsetmişken, belkide birçoğunuzun bilmediği güzel bir yerden bahsedicem. GÜMÜLDÜR!!

Gümüldür, İzmir İli Menderes İlçesi'ne bağlı bir belde olup Ege kıyısın şirin bir beldesi konumundadır. Gümüldür'ün bu jeopolitik konumu, iklim ve arazi durumu ilk çağlardan beri insanların büyük ilgisini çekmiştir. Ege Dağları'nın yeşili ile Ege denizinin mavisinin kucaklaştığı bir noktada kurulmuş; iklimi, doğal güzellikleri, tarihi kalıntıları ile yerli, yabancı herkesin beğenisini kazanan, bu nedenle dünyanın her yerinden insanların gelip yerleştiği veya tatilini geçirdiği, gün geçtikçe büyüyen şirin bir beldemizdir.
Gümüldür ile ilgili kayıtlara ilk olarak Hellenistlik uygarlığı döneminde rastlanır.Bölge önemli yerleşim yerleri ve yaptığı sosyal aktivitelerle çağa damgasını vurmuş bir merkezdir.Bunun en önemli nedeni Dönemin üç önemli kenti olan Teos,Klaroros ve Ephesos'un yol güzergahı üzerinde bulunmasındadır. Ama bu üç önemli merkeze yakınlığı nedeniyle yeteri kadar büyüyememiş,bir kasaba görünümünde kalmıştır.Ogünlerde Yunan yarımadasında tertip edilen olimpiyatların benzeri olan Asya Olimpiyatları bölgemizde düzenlenmiştir.

İyonlular önceleri Kolophon (Değirmendere)ve Teos da yaşadılar. Fakat burada çıkan iç isyanlar nedeniyle kaçıp Efes'e yerleştiler. Fakat Kral Attalos onları Efesten alarak Teosla Lebedos arasındaki bugün Doğanbey olarak adlandırılan (Myonnesos) bölgeye yerleştirdi. Dikkat çeken şey ise ogünde bugün olduğu gibi mezra tipi dağınık bir yerleşim görüntüsü veren Doğanbey, Çıfıt Kalesi, Krakisse(Karaköse) Karakoç, Hamamönü gibi yerleşi yerlerinin bugünde nüfus bakımından çevredeki diğer beldelere göre en küçük fakat alan bakımından ise en büyük yerleşim yerleri olmasıdır. Eskiden olduğu gibi bugünde bir sıcak su cenneti olan Doğanbey Burnunda (Makria Akr) bir inanışa göre denizin içinden çıkan sudan çocuğu olmayan kadınların ve Karakoç,Cumalı ve Hamamönü kaplıcalarından da şifa arayanların Helenistik çağından günümüze bu kaynakları kullandıklarını biliyoruz.

Antik çağlarda Teos ve Lebedos arası 120 stadia uzaklıktadır. Sığacık ve Lebedos arasında Arkennesos olarak adlandırılan Aspis adasından bahsedilir. Myonnesos yarımada şeklinde uzanan bir dağın eteğinde kurulmuştur.Bu Aspis adasıda Çıfıt Kalesidir.Çünkü bölgede antik çağda yerleşim görmüş başka bir ada yoktur.Ada üzerindeki su sarnıçları ve surlar günümüz define avcıları tarafından çok tahrip edilmiştir.Sisam (Smos) adasıyla Doğanbey Burnu arasında muhkem beir yere sahip olan ada,geçmişte Rodos ve Ceneviz şövalyelerine ve korsanlarına ev sahipliği yapmıştır.Küçücük bir adada büyük su sarnıçlarının bulunması Ticaret ve Savaş gemilerine buradan su ikmali yapıldığı düşüncesini doğrulamaktadır.

Antik çağlarda dağınık bir yerleşim olan Myonnesos da Lebedos antik limanının 4Km batısında günümüz Çiçek Sitesi yanındaki bir tavuk çiftliğinin altında kalan tarihi Bizans Hamam ve kare planlı bir mabet vardır.Bu mabet Karakoç Kaplıcalarındaki tarihi hamamla benzer mimari özellikler taşıdığından dolayı Helenistik çağ (MÖ 300) yıllarına tarihlenmektedir. Bu bölgeyi Karaköse olarak adlandıranlar bulunsa da halk tarafından Karakisse olarak da anılmaktadır. Lebedos Limanına 4 Km mesafede olan bu yerleşim Karakoç Kaplıcalarına 1.5 Km uzaklıktadır. Henüz kazı yapılmayan bu yerleşimin daha öncede açıkladığımız gibi ismi Myonnesos olmalıdır.Çünkü Karakoç Kaplıcalarındaki muhteşem hamam ile buradaki mabet Helennistik çağın iki eseridir. Çevrede yapılan temel kazılarında yöreye en yakın Hamamönü Kaplıcasının şifalı sularının Karakisse ve Amrante Oteli civarına büzlerle getirildiği anlaşılmaktadır.Yine Cumalı Kaplıcası bahçesinde bıulunan Helenistik çağ özelliği taşıyan sütün ve sütun başlığı çevrede büyük (Colosol)bir yapının varlığına işarettir.





Antik çağlarda bu bölgenin çevresindeki Urla (Klozomenia), Ildır(Erytrai)ve Sığacık (Teos) ile tarihçesi aynıdır.Bu saydığımız yerleşimlerde kazı yapılmış olduğu için tarih aydınlanmıştır.Ama bölgemizde hiçbir Arkeolojik kazı yapılmadığı için ancak ayakta kalan eserlerle buluntulardan faydalanarak bölge tarihi hakkındaki bilgileri verebilmektedir.Yine Amarante Oteli arkasında bazı şahıslara ait bahçeler içinde Roma Bizans çağına ait sütunlar ve kitabeler bulunmuştur.Yine aynı şahıslara ait evlerin bahçelerinde 4.YY'a ait tarihi bir hamam vardır.Şimdi toprakla doldurulmuş bir bahçe görünümündedir.

M.Ö 60 lı yıllarda yaşamış ünlü coğrafyacı Amasyalı Strabon'un 17 ciltlik eserinde bölgeden şöyle bahsedilir: " İyonlular Kolophon dan sonra Lebedos ve Teos arasında bulunan Myonnesos'a yerleştirildiler.Burada Arkennesos adı da verilen Aspis adası vardır.Myonnesos yarımada şeklinde bir yükseklik üzerinde iskan edilmiştir.(Strabon Syf:26)

Hemen hemen her dönemde korsan yatağı durumunda ola Myonnesos ve Çıfıt Kalesi korsanların barınağı idi.Bununla ilgili anlatılan Roma ve Bizans dönemlerine ait pek çok efsane de anlatılır.Pek çok tarih yazarı da bu bölgenin en az çevresindeki Teos ve Lebedos kadar büyük ve önemli bir yerleşim merkezi olduğunda birleşmektedir.Ancak bu bölgelerde Arkeolojik kazı yapılmaması bölgenin tarihi ve kültürel varlığını gün ışığına çıkaramamıştır. Bölgenin zengin tarihi yapılacak kazılarla günyüzüne çıkmayı beklemektedir.

Bölge Aydınoğulları döneminde ilk Türk göçlerine tanık olmuştur.1329 yıllarında Aydınoğlu Mehmet Beyin oğlu Umur Bey İpsili ve bölgeyi ele geçirmiştir.Bölge Osmanlı döneminde İpsili ,Osmanlının son dönemlerinde ise Aydınoğlu Cüneyt Bey'in oğlu Doğan'a ithafen Doğanbey olarak kullanılagelmiştir. Aydınoğullarından günümüze de önemli bir askeri merkez durumunda olan Doğanbey Konumu itibariyle Ege'ye veSamos(Sisam) adasına karşı bir Radar istasyonu gibi durmaktadır



Benim çocukluğum  geçtiği yerler:)) Ve haftasonları uğrak yerim:)) Buralarıda keşfedin derim..Güzel ve temiz bir denizi ,güler yüzlü bir halkı var. Burada bir çok otel ve pansiyon var. Ayrıca birçok yazlıkçıda evini kiraya veriyor. Bir çok tatil beldesine göre fiyatlarıda gerçekten uygun.Gönül rahatlığı ile tatilinizi yapabileceğiniz bir yer. Tavsiyemdir:))

Eğer gelip, tatil yapmak isterseniz ; www.gümüldür.net adresinden otellere ulaşabilirsiniz.
Yada bana yazın, ben size birkaç yerin telefonunu veririm :))

Demir'in havuz keyfi:)

Mayıs ayı ile birlikte haftasonlarını denizde geçiriyoruz genelde. Demir'de suyu çok seviyor ve denizdede bizi çok yoruyor:) Hiç oturmak bilmiyor ve devamlı denizin içinde. Ben Demir'i genelde saat 15:00 den sonra deniz götürüyorum ve yüksek faktörlü krem kullanıyorum. Malum güneş ışığına fazla maruz kalsın istemiyorum.
Bu hafta eşimin işlerinin yoğunluğu nedeniyle yazlığa gitmedik. Pazar gününü evimizde geçirdik.Sabah kahvaltı için eşim ekmek almaya gitti ve bir sürprizle geldi :))
Demir'e havuz :)) Walla Demirden daha çok mutlu oldum diyebilrim :)) Evde durmak istemiyor çünkü:)) Hemen havuzu şişrip balkona koyduk. Sonrada içini ılık suyla doldurduk.
 Ve değmeyin keyfimizee :)))) Huzur varmış yaa:)) İki saat kadar oynadı ve yoruldu :)) Tabii bizde yanındayız, yalnız bırakmıyoruz, gözümüz üstündee :)) Biz bunu neden daha önce almadıkki eve. :)) Tamam yazlıkta havuzada giriyor , denizede. Ama ya İzmir'de evde !!!

Neyse lafı fazla uzatmayayım.. Tavsiye ediyorum arkadaşlar :))) Sizlerde alın bir tane:)) Öğlenleri bir saat uyuyan oğlum , dün 3 saat uyudu..Okadar yorulmuş yani:)) Hiperaktif çocuklara itina ile tavsiye ediyorum :))


Elbise yenileme / Dress Tuning

Merhabalar,,




Çok sevdiğim bir elbisem var. Ve kilo aldığım için üst kısmı dar geliyordu. Nedense bu kıyafetimi vermek hiç içimden gelmedi.:) Bu nedenlede elbiseyi yenilemeye karar verdim.  Haftasonu kestim.Aslında amacım sadece etek yapmaktı. Bu nedenle istediğim ölçüde kestim. Üst kısmındanda eteğe kemer yapıcaktım ama sonradan onada kıyamadım :)) Ve üstündende bolero yapayım dedim :)) Eteğede artık kalın bir bel lastiği dikicem. Zaten son günlerde bel lastiğide çok moda..Şimdilik kestim :)) İnaşallah en kısa zamanda dikicem :))

Beyaz etek !!

Merhaba arkadaşlar,

Bu sıcaklar fena ...Hepimiz muzdaribiz :)) Birde oğlum Demir'den dolayıda hiçbirşey yapamıyorum artık.Dikiş makinesine kafayı takmış durumda :)) Evde saklayacak yer arıyorum, okadar vahim yani durumum :))
Uzun zamandır beyaz bir etek dikmek istiyordum.. İki haftadır elim bir türlü kumaşa gitmiyordu. Neyseki sonunda eteği biçtim .Ama birkaç gün daha geçipte dikemeyince artık terziye götürdüm. Neyseki yarım saatte hallettim işimi :))
Herzamanki düz dar kalıbımı kullandım. Gerçi artık elim alıştığı için çoğu zaman kendi ölçülerimi kumaşın üstüne işaretleyip, direk kesiyorum. Hafif toplu bayanlara, bu kesim daha çok hitap ediyor diye düşünüyorum:):))
Neyse lafı fazla uzatmayayımm :)) Umarım beğenirsiniz :))




20 Haziran 2012 Çarşamba

Kolay bolero dikimi!!




Evet arkadaşlar,
Başka bir blogdan bulduğum kolay bolero yapımını sizlere göstermek istiyorum. Detaylarına http://www.threadsmagazine.com/item/11045/circular-vest tıklayarak ulaşabilirsiniz..
Bende zaten böyle bir bolero dikmek istiyordum, banada iyi bir fikir oldu :))
Ayrıca bu boleroya kolda yapmayı düşünüyorum.Sonbahar aylarında ceket olarakda çok rahat kullabiliriz. Evde tam buna uygun bir kumaşım vardı:)) Walla çokda iyi oldu, yapayım ben bunu :)))

Sade bir elbise :)

Evvett yeni bir dikim aşaması ile karşınızdayım :))

Sade bir elbise dikmek istiyorum kendime.. Evimde ince bir kumaş vardı. Yine başka bir elbisemin kalıbından yola çıkarak, yeni bir dikiş macerasına atıldım :))

Elbise bitmek üzere :)) En kısa zamanda yeni resimlerimle karşınızdayım :)

yarasa kol 2 :))

Selam arkadaşlar,

Evet yarasa kol bluzum ile karşınızdayım :))
Bunu kışın dikmiştim. Ama ancak bir ay önce kadar giymiştim ve ancak sizlere gösterebiliyorum :))
Resimde malesef çok net değil ama kumaşı çok güzel. Siyah üzerine saks mavisi ince dalgalar var. Gerçekten güzel görünüyor.
Yarasa kol; çok basit model. Ama kumaşı güzel ve kaliteli olursa, model kendini gerçekten çok zengin gösteriyor.
Umarım beğenirsiniz :))




SATEN BLUZ !!

Merhaba arkidişler ;

Uzun zamandır bilgisayarımdaki bir sorun nedeniyle resim yükleyemiyordum :(( Ama sorunum çözüldü. Artık bir çok postumla karşınızdayım :)) 


Saten bluzları seviyorum. Bu senede çok moda puantiyeler. Birçok mağazada karşımıza çıkıyor. Bende beğendiğim bluzu diktim. Kalıbını kendim çıkardım yine. Başka bir bluzumdan yararlanarak yaptım. Üst kısmı hafif yarasa kol. Belime gelince tam oturuyor ve kalçaya doğru genişliyor.  İstediğim bir tarz :)) Giyilmeside rahat:)) Sadece yaka kısmına terzimde biye yaptırdım. Oda zamansızlıktan malesef :)) Umarım beğenmişsinizdir..



15 Haziran 2012 Cuma

Deniz tuzunun faydaları !!

Rafine edilen tuzda, sadece sodyum ve klorinden oluşan birleşim kalır ve yararlı mineraller boşa gider. Rafine edilmesi aşamasında tuza eklenen kimyasal maddeler, tuzun verdiği zararı arttırır.Tuz kullanmaktan vazgeçemiyorsanız, deniz tuzuna yönelmelisiniz.
Deniz tuzunun kimyasal bileşimi, insan kanındaki tuza çok benzer.Deniz tuzu, rafine tuza göre daha koyu renkli, hafif nemli ve daha iri tanelidir. İçinde bulunan kompleks mineraller ve biyoelektronik güç sayesinde, vücuttaki alkali ve asit dengesini sağlar. Ağzınızda ilk enzimi harekete geçirir ve yiyeceği parçalayarak sindirime yardımcı olur.
Ancak gereğinden fazla tuz tüketildiğinde vücuttaki sodyum ve potasyum dengesi bozulabilir. Denge bozulduğunda vücut su tutması başlar. Böbrekler de fazla tuzdan kurtulmak için daha fazla çalışmak zorunda kalırlar ki; bu da uzun vadede bazı hastalıklara neden olur. Fazla tuz tüketimiyle yüksek tansiyon arasında bir ilişki olduğu araştırmalarla bulunmuştur.
Yemeklere pişirirken değil, sofrada tuz koyarsanız daha az tuz kullanmış olursunuz. Her tür konserve ve hazır yiyecekte, ihtiyaç duyduğumuzdan daha çok tuz bulunur. Yemeğin tadına bakmadan tuz eklemeyin. Genelde bu çoğu kişide alışkanlık olmuştur.
Tüketmememiz gereken yiyeceklerin başında hazır çorbalar, hazır cips ve benzeri yiyecekler, tuzlu çerezler, sos, tereyağı ve margarin gelir. Bunların yerine tuzsuz tereyağı ve sıvıyağlar kullanılmalıdır.
Sebzelere, tuz yerine tadını güçlendirmek için taze doğranmış yeşillik, baharat ve limon suyu koyabilirsiniz.

Güneşten nasıl korunuruz !!

Merhaba arkadaşlar,

YAz geldi sonunda:)) Okullarında kapanması ile deniz mevsimide full açılmış oldu tabii :)) Güneşin nekadar zaralı olduğunu bilmeyek yoktur sanırım. Korunmak şart:)) Peki güneşten nasıl korunuruz..

Mutlaka güneş koruyucu krem kullanılmalı. Birçoğumuzun yaptığı en büyük hata koruyucu kremi sürüp hemen güneşe çıkmak. Halbuki koruyucu kremler sürüldükten yaklaşık 20 dakika sonra etkisini göstermektedir. Koruyucu kreminizi cilt tipine ve rengine uygun olarak seçmeli  ve koruma faktörünü buna göre belirlemelisiniz.
Ayrıca geniş kenarlı şapka ile yüzümüzüde güneş ışınlarından koruyabiliriz.
Saat 12:00 - 15:00 arasıda güneşe çıkmamak gerekir.Güneş ışınları en dik açıda olduğu için bizi daha çok etkileyecektir.

Resim yükleyememe hatası :((

Merhaba arkadaşlar,

Bir sürü postum birikti ama ben resim yükleyemiyorum, hata veriyor. Bu nedenlede bişeyler yazmak istemiyorum.Resimsizde güzel olmazki yaa:((  Bu hatayı nasıl düzeltebilirim acaba :((

8 Haziran 2012 Cuma

Tek kollu elbiseler !!..

Son yıllarda çok sık gördüğümüz tek kollu elbiseler, artık günümüzde iyice benimsendi ve yeni bir modanın akımı oldu.Gece davetlerinde çok şık olabiliceğimiz, kurtarıcı elbiselerden olma yolunda :)) Bu sene kendime değişik straptez elbiseler diktim.( Fotoğrak makinesinden bir türlü aktarım yapamıyorum ama ).Ama tek kollu elbisede dikicem.. Özellikle narçiçeği  ve sarı rengi harika olur diye düşünüyorum. Zaten mağazalarda da çok sık rastlıyorum bu renklere. Ne güzel cıvıl cıvıll :))   Bi kumaşçıya gidesim var bugünn:)) İnşalla en kısa zamanda resimlerimle birlikte teker teker anlatıcam dikim aşmalarını..
Şimdi sizlere bazı elbise modelelerini sunucam umarım beğenirsiniz..

Beyaz pantalon !!...

Beyaz pantalon şıklığı  :))

Gardroblarımızın olmazsa olmaz parçası, senelerdir her sene moda olan :)))
Sadece yazın değil, doğru kombinle kışın dahi giyebileceğimiz bir kıyafet bencee..Her renkle kombin yapabiliriz.. Bende size bugün kendi resmimi koyacağım.. Beyaz pantalonumu, mavi bluzum ile kombinledim. Umarım beğenirsiniz.





Pantalon : Zara
Üst : Mudo
Ayakkabı : Hotiç

Moda, Dikiş, Tasarım, Hayallerim